MEDYA Takip Merkezi'nin bir araştırması geldi, okurken şaşırdım, bu kadar çok mu dizi izliyoruz diye... Bir haftada Türk televizyonlarında yayınlanan dizi sayısı 222, bunların 72'si ilk yayın, 150'si de tekrar... 7 günde 16 kere Deniz Yıldızı tekrarlanmış... 10 kere tekrar edilenler, Unutma Beni ve Tatlı Hayat, onları 9 tekrarla Yedi Numara, 8 tekrarla Arka Sıradakiler, Çocuklar Duymasın, 7 tekrarla Aşk-ı Memnu, Kalp Gözü ve Kaybolan Yıllar, 6 tekrarla Arka Sokaklar, Vazgeç Gönlüm, 5 tekrarla da Yabancı Damat, Kadın İsterse, Bizim Evin Halleri izliyor... Dizi yayınlama oranına gelince... ATV 16 dizi, Kanal D 12, Star 10, Fox 9, Samanyolu 8, TRT 7, Kanal 7 5, Show TV ve Kanaltürk 2'şer dizi yayınlıyorlar. Dizi tekrarında ise; Fox 43, Star ve Kanal D 35, ATV 34, TRT 24, STV 17, Kanaltürk 15, Kanal 7 12, Show TV 4 tekrarla listede yer aldı. Bir haftada 222 dizi, üstelik 150'si tekrar, bu size neyi hatırlatıyor; aynı masalı yüz kere dinlese de bıkmayan çocukları, sanırım sorun Türk toplumunda, gittikçe çocuklaşıyor, ona neyi anlatırsanız dinlemekten-izlemekten bıkmıyor...
Aşkın düşmanı analar mı?
TV dizilerinde anaların yaptıkları inanılmaz; Firdevs Hanım'ın yaptıkları kitap doldurur. Bu hafta da Aşk ve Ceza'nın anneleri devreye girdi, Savaş'ın annesi bu evliliğe de, ikisinin aşkına da karşı, sanırım patlayan silahlar da onun işi... Şimdi de Yasemin'in annesi devrede, ayrılın diyor, üstelik torununu da düşünmüyor. İki ananın tek ortak yanı, bu aşkın bitişini her şeyden çok istemeleri...
Konuşmak sorun çözmüyor
UZMANLAR, sorunların konuşarak çözülebileceğini söylüyorlar. Show TV'deki Melekler Korusun'u izleyenler, konuşmanın sorun çözmeyeceğini, üstelik anlaşmazlıkları artıracağını görebilirler. Kahramanlar büyüdü, başları aşkla dertte... Kızlar erkeklerle konuşuyor, arkadaşlar, arkadaşlarının sevgililerine anlatıyorlar, analar damatlarla konuşuyor, ama çözüm çıkmıyor... Melek Hanım'ın kızı, annesine benzedi, sahne kostümleri için ölçü almaya başladı, insan pek çok şeyi anadan-babadan görerek öğrenmez mi? Melekler Korusun, temposunu düşürmeden sürüyor, sevenlerini her hafta ekrana bağlıyor.
Baykal'a düğümlendiler
HABER programlar Baykal'ın istifasına düğümlendi, nereyi açsam bu konu var. Salı akşamı Baykal ve CHP'nin durumu, Habertürk'ün ana konusuydu... CNN Türk'teki Tarafsız Bölge'de Gürsel Tekin ve Mustafa Sarıgül konuştular... NTV'deki Basın Odası farklıydı, çünkü Nuray Mert vardı... Canlı Gaste aynı tartışmayı sürdürdü. Ve haber programların en büyük çıkmazı, reklamlar. Biri tam önemli bir şeyi anlatırken, reklama gidiliyor, dönüşte herkes konuyu unutuyor, aynı geyikler devam ediyor.
Guiza ve Adnan Polat da mı?
TELEGOL, sezonu kaleci suçlamalarıyla bitiriyor. Ahmet Çakar bu konuda rekortmen, iki kaleciyi de hatalı gol yedikleri için şaibeli duruma soktu. O zaman aklıma takıldı, kaleye gönderdiği şutlardan hiçbiri gol olmayan Guiza da mı şaibeli, ya da şampiyonluğu kaçıran Galatasaray'ın başkanı Adnan Polat da mı? İşi bu kadar abartan Telegol, yakında onlara da söz söylerse şaşmayın, çünkü amaçları onu bunu suçlayıp reyting almak...
En hüzünlü sunucu!
KENAN Işık, AtTVde yeni bir yarışma programı sunuyor, ama programın ritmine uyamıyor. Program heyecanlı, neşeli, sunucusu sakin ve hüzünlü... Kelimenin Gücü her hafta enerjisi yüksek ünlüleri konuk ederek başarıya ulaştı, son hafta da Adanalı dizisinden iki isim, Oktay Kaynarca ve Umut Oğuz vardı, onlar yarışmayı sürdürdüler, Kelimenin Gücü amacına ulaştı. Kenan Işık'a bu tür sunuculuk yakışmıyor, ona uygun o kadar program var ki, neden yarışmaya sıvandı, anlayamadım...


