YAZMAKTAN vazgeçmeyeceğim, çünkü TV'deki şiddet bir okula dönüştü, ama aldıran yok. Pazar gecesi üç kanalda üç ayrı şiddet görüntüsü vardı, üstelik saat 20.15'te... ATV'de Adanalı bir başladı, kulaklarımız kurşun seslerinden duymaz hale geldi. Fox TV'de Zor Ölüm vardı, Bruce Willis'in filmi, şiddet filmlerinin en uç noktasında... Kanaltürk'te de Shaolin Futbolu, CNBC-e'de de şiddetin başyapıtı 24 dizisi, ardından da yine tüfeklerin topların ateşlendiği, bombaların patladığı Pasifik... Bu kadar şiddetle karşılaşan ruh sağlığı bozuk insanlar ne yapar derseniz, gazetelerde okuyor, TV haberlerinde görüyorsunuz. Kimi sevdiği kızın boğazını kesiyor, kimi insanları tarayıp öldürüyor, en sakin görüneni de içindeki şiddeti trafikte uygulayıp, pek çok ailenin kökünü kazıyor. Aynı gün haberlerde otobüsle çarpışan otomobilden çıkan bebeğin ölüsü de gösterildi, çünkü TV'de şiddetin-ölümün her türü serbest... Bu kadar şiddet, hepimiz ruh sağlığı bozuluyor, yakında herkes eline, tabancasını, bıçağını alıp yollara düşerse, bunun sorumlusu şiddeti görmezden gelen RTÜK olacaktır.
Allah mısın sen Ali?
ADANALI dizisi yine bildiğiniz gibiydi, bu defa hapisten kaçan Ramiz dayı benzeri Nevzat'ın peşine düştüler, ama iki Adanalı da yola çıkarken şaşkındı, çünkü başlarında genç güzel ve acemi müdürleri vardı! O kapı önünde tuzağa düşmeyi beklerken, Ali ve Yavuz hem müdürlerini, hem de emniyet teşkilatını mutlak bir ölümden kurtardılar. Haftaya damgasını, adaletten umudunu kesen Maraz Ali vurdu. Ali, "Hainlere ve güçlülere işlemeyen adalete adalet demem" dedi, Nevzat gibiler için kendi adaletini devreye sokacağını açıkladı. Yavuz karşı çıktı, "Sen Allah mısın ki, kimin suçlu, kimin suçsuz olduğuna karar verecek ve cezalandıracaksın" dedi...
TRT futbol kanalı!
TRT'DE bir ay boyunca maçtan başkası yok, ne dizi kaldı, ne de başka şey... Bu haftanın akışına baktım, cumartesi-pazar sadece maç yayını vardı, pazartesi "Bi zahmet" diye garip bir program, üstüne maç yayını, salı eğlence denilen uydurma bir iş sonrası, yine maç... Çarşamba nazar boncuğu gibi Sakarya-Fırat dizisi, Perşembe mevlit yayını var. Cuma-cumartesi-pazar biraz eğlence, gerisi futbol... TRT ulusal kanal olduğunu unuttu, futbol kanalına dönüştü, sonra da neden programlarım izlenmiyor diye yakınıyor... Bir not: TRT'deki futboldan sıkılıp, TRT Haber kanalına geçtim, orada da araba yarışları vardı.
Sanatçı salatası!
NTV'NİN, Gece Gündüz programının sunucusu Yekta Kopan, tatile çıkınca, herkes sunuculuğa soyundu... Sunucular, her yerden toplanmış, bu işe atananlar, bir önceki sunucuya, yaptığı işe, neyle popüler olduğuna bakmadan mikrofonu kapıyorlar. Programda kimler yok ki; Hande Ataizi, Kenan Doğulu, Ozan Güven, Elif Şafak ve Özgü Namal...
Pazartesi akşamı ilk programın sunucusu Hande Ataizi, salı akşamının sunucusu ise Kenan Doğulu. Sonra diğerleri gelecek de, bana garip gelen popülizme kucak açan Elif Şafak oldu, acaba kitabı yazarken Mevlana'nın "Ne olursan, kim olursan gel" sözünü, Gece Gündüz'ün sunuculuğu için mi söylediğini düşündü???
Diziler bitiyor dedikodu sürüyor
KANAL D'nin yeni başlayacak Mükemmel Çift dizisinde bir eşcinseli oynayacak olan Tuğrul Tülek açıkladı; "Dizide gay bir karakteri oynadığım için 1, 5 yıldır TRT Çocuk'da sunduğum programdan çıkarıldım " dedi. Hep yazıyorum, TRT muhafazakâr kanalların önde geleni, gaylere de karşılar diye... Ekranların sosyal güvenlik konusunda vazgeçilmezi Ali Tezel hakkında müthiş iddia, baldızıyla aşk yaşamış, boşanmayan karısını dövmüş ve bıçaklamış... Hepsi karısının açıklaması...


