90 yıllık geçmişi olan bir geleneğin tekrarlandığı gündeyiz. Çünkü haziran ayının 3. pazarını yaşıyoruz. Virginia'da yaşayan Johnn Dodd'un 6. doğumunu yaparken kaybettiği annesinin yerini alan babası için gösterdiği özel çaba artık dünyanın dört bir yanında karşılık bulmakta. Ülkemizde bu iş yaygın anlamda 1980 yılından itibaren başladı. Evlatları, babalarını en azından 'Senede bir gün' şarkısıyla hatırlıyorlar. Genelde bütçeye göre hediye alınıp ya da sadece el öpülüyor.
... Şemdinli'deki son saldırıda kaybettiğimiz şehitlerimiz bazı evlere ateş düşürdü. Asker babaları, evlatlarından en azından telefonla kutlama beklerken, şehadet haberi aldılar. 'Sevgi ve saygı sunma gününde' cenaze namazı kılacaklar. Hayatta kaldıkları sürece artık haziran ayının 3. pazarını unutmaları mümkün değil. Bir yanda hala 'Olmayan açılıma devam' diyenler. Öbür tarafta 'Eylemlerimiz tüm Türkiye'ye yayılıp devam edecek' meydan okumasında bulunanlar. Bütün bu işlere gaz ve destek veren iç ve dış senaryo yazarları tırnaklarını sürtmeye devam etmekte. Kimse adını koymaya cesaret etmese de karşı karşıya olunan hareketin ismi 'İsyandır'. 'Kalkışma koalisyonu'nun içinde 'Uyuşturucu Baronları' ve 'Silah Tüccarları' da mevcut.
... Bazı ünlü yazarların güne yakışan özlü sözlerini sizler için seçtik: Gabriel Garcia Marquez: Bir adam yaşlandığını anlar, çünkü babasına benzemeye başlar. Honore de Balzac: Bir baba, kendi mutluluğundan çok, çocuklarının mutluluğuyla mutlu olur. Anatole France: Babanın erdemleri, çocuklarının servetidir. Goethe: İnsan babasına borçlu olduğu saygıyı, ancak baba olunca duyar. Victor Hugo: Evlatlarını sevmeyen babalar olabilir; ama, torununu çıldırasıya sevmeyen dede olamaz.
KUPA İZLENİMLERİ TRT'nin naklen yayın ekibi içinde başarılı anlatıcılardan biri Birol Reçber. Sırbistan- Almanya maçının hakkını verdi. Kimileri gibi kafa göz yarmadı. Abartmadan, olayın değerini yansıttı. Hakan Aslan da iyi gidenlerden. ... Afrika-Pretoria'dan e-posta aldık. Bilge Kaçar'ın yazdıklarını sizlerle paylaşmakta fayda görüyoruz: Sevgili Burhan Bey, merhaba
l Futbol günleri sürerken izlenimim; bunu sadece sizin Türkiye'de hissettiğiniz şeklinde. Pretoria'da yaşıyorum. Bazı araç ve alışveriş merkezlerine asılı bayraklar ve vuvuzela satıcılarının yoğunluğundan başka Dünya Kupası'nın anlaşılırlığı yok burada. Sanki başka ülkede bu gösteri. Maç akşamları ya da gündüzleri her yerde yaşam aynen sürüyor. İş yapması beklenen restoranlar, barlar, eğlence yerleri sinek avlıyor. Stadyumlar, toplama insanlar ve öğrencilerle doldurulmaya çalışılıyor.
l Sanırım FIFA'nın en büyük hatası Afrika'da bunun yapılamayacağını anlamaması oldu. Güvenlik, mevsim -Şu anda kış ve olabildiğince ayaz- ülkenin beyaz halkının futbola ilgisizliği, siyahın fakirlikten bu ortama yeterince katılamaması, toprakların çok geniş olması, işte bu alakasızlığın etkenleri. Selam ve sevgiler Afrika'dan.