KANAL D'deki Hanımın Çiftliği dizisi, sendikacılık dersine dönüştü, sendikaları unutan Türk izleyicisine "Birlikten güç doğar" fikrini anlatıyor. Ramazan'ı, birleşme kurtardı, insanlar fakir olsalar da güçlüydüler, çünkü birliktiler. Dizinin sendikacısı, çevresindekilere bunu ispatladı... Ramazan'la Pakize'nin arası düzeliyor, ama dizideki çirkinlik, Gülizar ile Raşit arasında, tam da tutkulara, cinselliğe, altın bileziklere dayalı bir aşk! Hamza ölmemiş, bunu da öğrendik, sanırım onu cinayete azmettirenin kimliği, gelecek sezona kalacak, yoksa diziyi kimse izlemez... Ve Güllü, insana "Sen neymişsin?" dedirtecek kadar kötü bir kadına dönüştü. Ramazan'ı zincire vurmak, Halide'ye "Ağabeyinden kalan parayı Kemal'den boşanmadan almazsın" diyebilmek... Demek ki para insanı kötüleştiriyor! Ve bir yayıncılık rezaleti... Güllü, Halide'ye o korkunç cümleyi söyledi, Halide ona dehşet ve nefretle bakarken, reklamlar başladı, herkes Halide'nin yanıtını bekliyordu, ama dizi Halide'nin bakışlarıyla bitti, geri dönüşte tek sözcük bile edilmedi... Diziler izleyiciyi enayi yerine koyuyor ve çok da ayıp ediyorlar... Akpınar Türkçe de öğretiyor STAR TV'deki Kabare Atölyesi programında Metin Akpınar dikkat çekiyor. Aslında Akpınar, yıllardır yaka silktiğimiz jüri üyelerinden biri, ama farklı... Programda Nevra Serezli ve Zeki Alasya ile birlikte oturuyor ve eleştirileriyle izleyiciyi de, yarışmacıyı da düşünmeye yönlendiriyor. Zeki Alasya, iyi niyetli bir jüri, Nevra Serezli de öyle, ama onda yadırgadığım bazı sözcükler var. Öncelikle jüri modasına uymuş(!) herkese "Yolun açık olsun" diyor, bir de "keyif" sözcüğünü fazlaca kullanıyor. Metin Akpınar yarışmacılara Türkçeyi doğru kullanmalarını öneriyor, hatalarını tek tek çıkarıyor, yetmiyor, modaya uyup "Vavv" diye tezahürat yapanları da eleştiriyor... Bu yarışmayı onun için izliyorum. Şiddetin saati yok CUMA akşamı saat 20.30'da Kanaltürk'te Silici filmi gösteriliyordu. Kaliforniya valisi Arnold Schwarzenegger'in filmleri malûm, tümünde şiddet var... Türk televizyonları da belli, şiddet filmlerine, saatine bakmadan sonuna kadar kapılarını açıyorlar. O gece de çocuk-çocuk, şiddet görüntüleriyle, sesleriyle yatağa girdi, gerisini düşünün... Film ne mi anlatıyordu; tanık koruma programına katılanları koruyan ve kimliklerini tamamen silerek yeni bir 'hayat' sağlayan hükümet ajanı 'John Kruger'i. Kruger, yeni bir süper silahın yanlış ellere geçmesi için yapılan pazarlıklara tanıklık eden bir kadını koruyor, ama nasıl bir koruma... Petek de çuval geçirdi! TÜRKİYE, Amerikalıların Türk subayların başına geçirdiği çuvalı unutamazken, Petek Dinçöz de son klibine çuvallı bir sahne koymuş... 'Morarırsın' şarkısında Dinçöz, birilerinden intikam alıyor, demediğini bırakmıyor, sonunda da mor, ipek bir çuvalı erkeğin başına geçirip çevresinde dolanıyor, dans ediyor... Klip yayınlayan Kral TV'de mor çuvalı görünce şaşırdım, demek ki aşk acısının intikamı acı oluyor... Ayı-Eşek-Barış-Uğur TÜRK pop müzik tarihinde hayvanlarla ilgili şarkı yapan tek besteci Barış Manço, bu nedenle de Türk haberciliği onu unutmuyor! Uğur Dündar, geçen hafta iki gününü Barış Manço şarkılarına ayırdı, ilkinde ayıları gösterdi, onları Barış Manço'nun "Oku bakayım, Ayı" şarkısıyla süsledi... Ertesi gün sırada Almanya'nın güneyinde yapılan Eşek Festivali haberi vardı, yetenekli eşekleri gösterirken yine Barış Manço'nun "Arkadaşım Eşek" şarkısını dinletti. Barış Manço Türk pop müziğinde bir efsane, haberleri sunarken, çocuklara bir şeyler anlatırken hâlâ onun şarkılarından başkasını bulamıyorsak, düşünün...